
Karaciğer yağlanması ve tedavisi
Karaciğer, karnımızın sağ üst köşesinde yerleşmiş olup, karın içerisindeki en büyük iç organımızdır. Karaciğer, hepatosit denilen ve küçük birer atölye gibi çalışan hücrelerden oluşan büyük bir fabrikadır. Esas işlevi vücuda giren toksinleri temizlemek ve besinleri vücudumuzun kullanabileceği forma dönüştürmek, işlemektir. Sindirim sisteminden karaciğere kan vasıtası ile gelen bütün moleküller karaciğerde filtre edilir ve vücuda zararsız, vücuda uyumlu hale getirilirler. Yani karaciğer kanımızı bir süzgeç gibi filtre ederek toksinlerden arındırır, kan içeriğini vücuda uygun bir hale getirir.
Karaciğer yağlanması adından da anlaşılabildiği üzere, çeşitli sebeplere bağlı olarak karaciğer dokusunun aşırı yağlanması sonucu meydana gelen ve ülkemizde ve gelişmiş ülkelerde son yıllarda sık görülen bir hastalıktır. Genellikle her 4 insandan birinde karaciğer yağlanması vardır. Normalde de karaciğerde bir miktar yağ bulunur fakat, karaciğerdeki yağ oranı hepatositlerin % 5-10’unu aşarsa yağlı karaciğerden sözedilir.
Eskiden Yağlı karaciğerin zararsız olduğu düşünülmüş fakat yeni çalışmalarla bazen karaciğerde iltihabi değişikliklerin başlamasına sebep olabildiği gösterilmiştir.Karaciğerde iltihabi değişiklerin başladığı bu duruma steatohepatit adı verildir ve karaciğere ciddi zarar verir. Steatohepatit alkole bağlı ise alkole bağlı steatohepatit adı verilir. Eğer alkole bağlı değil ise alkole bağlı olmayan steatohepatit (NASH-Non alkolik steatohepatit) adı verilir. Güncel verilere göre, Karaciğer yağlanması olan bireylerde %10-30 sıklıkta steatohepatite rastlanmaktadır.Kronik karaciğer hastalığı gelişmiş olan bu bireylerde hepatoselüler kanser ( HCC-karaciğer kanseri) gelişme riski de önemli ölçüde yüksektir.
İltihabi değişikliklerin başladığı karaciğer hasarlanmış demektir ve bu durum siroza kadar ilerleyen bir sürecin başladığına işaret eder.
Karaciğer yağlanmasının sebepleri
Yanlış beslenme en büyük sebeptir. Vücudun yakabileceğinden fazla kalorili bir beslenme alışkanlığına sahip bireylerde karaciğer yağlanmasına sık rastlanır. Karaciğerde yıkılamayan yağlar karaciğerde birikmeye başlar. Alkol tüketimi,hipertansiyon, bazı ilaçlar,hepatit C, Obezite, Şeker hastalığı, hızlı kilo verilmesi, malnütrisyon, yüksek kan trigliserid düzeyleri de karaciğer yağlanması için diğer sebepleridir.
Son zamanlarda, karaciğer yağlanmasının metabolik sendrom (Hipertansiyon, Karın çevresi yağlanması,insülin direnci, yüksek kan kolesterol düzeyleri ..) ile ilişkili olduğu düşünülmektedir. Özellikle insülin direncinin steatohepatiti tetiklediği öne sürülmektedir.
Şeker hastaları, obezler, düzenli alkol tüketimi olan, düzensiz beslenen bireylerde karaciğer yağlanması daha sık görülür. Avrupa ülkerlerinde yapılan Güncel çalışmalarda, Tip 2 Şeker hastalığı olan bireylerin %43-70’ inde karaciğer yağlanması tespit edilmiştir. Dünya sağlık örgütü verilerine göre, 2030 yılında tüm dünyada şeker hastalığı olan bireylerin sayısının 366 milyonu bulacağı gözönüne alındığında durumun ne kadar ciddi bir epidemiye sebep olabileceği aşikardır. Obezite, çeşitli inflamasyon yolaklarını başlatarak insülin düzeylerini etkilemekte, bunun sonucu olarak kaslarda, damarlarda ve karaciğerde yağ birikimi başlamakta, sonuç olarak sistemik insülin direnci ateşlenmektedir.
Karaciğer yağlanmasının belirtileri ve tanısı :
Yağlı karaciğerin özgül bir klinik belirtisi yoktur, çoğu hastanın belirgin bir şikayeti de yoktur. Genellikle, rutin sağlık kontrollerinde yapılan karaciğer fonksiyon testlerinde (AST, ALT) görülen yüksek değerler nedeniyle klinik araştırma başlar ve karaciğer yağlanması tanısı konulur. Hatta bazı durumlarda karaciğer sirozu ve/veya karaciğer kanseri de eş zamanlı olarak görülebilir. Eskiden nedeni bulunamayan karaciğer sirozu olgularının çoğunun karaciğer yağlanmasına bağlı olduğu güncel çalışmalarda gösterilmiştir. Bu nedenle karaciğer yağlanması sinsi bir hastalıktır ve erken tanı ve tedavi hayat kurtarır.
Karaciğer yağlanmasının tanısında ultrasonografi çok faydalıdır. Tedaviye rağmen Sebat eden veya 6 aydan daha uzun süreli karaciğer fonksiyon yüksekliğinin eşlik ettiği karaciğer yağlanması varlığında, steatohepatiti araştırmak için karaciğer biyopsi yapılması önerilir. Karaciğer biyopsisi öncesi magnetik rezonans (MR) veya Bilgisayarlı Tomografi ile karaciğerin görüntülenmesi ve kronik karaciğer hastalığı bulgularının tespit edilmesi önerilir. Karaciğer dokusunun sertliğini ölçen Fibroscan gibi bazı yeni yöntemler ve skor sistemleri mevcut olmakla birlikte hala karaciğer biyopsisinin yerine geçebilecek alternatif bir yöntem yoktur. Bu sebeple seçilmiş takipli olgularda karaciğer biyopsi yapılması önerilir.
Tedavi ve Korunma
Güncel verilere göre, karaciğer yağlanmasınının en etkili tedavisi diyet, kilo verme ve egzersizdir. Şimdiye kadar yapılan birçok çalışmalarda çok farklı ilaçlar denenmiş fakat hiçbiri diyet ve egzersiz kadar faydalı görülmemiştir. Tedavi ve korunma yöntemlerine geçmeden önce bir konuda okuyucuları uyarmak istiyorum; ülkemizde de sözlü ve yazılı bazı basın yayın organlarında bitkisel kaynaklı zayıflama karışımları, şok diyetler önerilmekte olup bu tip uygulama ve gıda takviyelerinin bilimsel bir değeri yoktur. Tam tersi; bu gıda takviyelerini tüketen bazı bireylerde karaciğer nakline kadar uzanan karaciğer yetersizliği görülebilmektedir. Bu sebeple bu tür zayıflama ilaçları (!) veya şok diyetlerden kaçınılmalıdır.
1-Sağlıklı beslenin
Bol karbonhidrat ve yağ içeren gıdalar (bisküvi, şerbetli tatlılar, pizza, cips, meşrubatlar,beyaz ekmek, hazır işlenmiş gıdalar vs..)yerine protein, yağ ve karbohidrat oranının dengeli olduğu, doğal, glisemik indeksi düşük, lif yönünden zengin gıdaları (Taze sebzeler, baklagiller, tambuğdaylı mamüller, taze meyveler vs..) tercih ediniz. Beslenme saatlerinizin düzenli olmasına özen gösteriniz. Düzensiz ve dengesiz beslenme karaciğer yağlanmasına zemin hazırlar.Beyaz et, özellikle omega 3 içeriği zengin olan balık etini çok tüketiniz.
2-Spor yapın
Bütün gün oturarak masabaşında çalışan insanlar karaciğer yağlanması için daha yüksek risk altındadırlar. Düzenli olarakHaftada en az 3 gün en az 25-45 dk süreyle yürüyüş yapılması karaciğer yağlanmasının önlenmesi için önerilmektedir. İmkan dahilinde pilates, yüzme, aerobik te önerilen sporlardır. Sedanter yaşam karaciğer yağlanması ve metabolik sendrom için risk faktörüdür.
3-Şeker hastasıysanız Kan şekerinizi kontrol altına alın, ilaçlarınızı düzenli kullanın
Eğer şeker hastalığınız var ise mutlaka bir dahiliye uzmanı veya bir endokrinoloji uzmanının düzenli kontrolü altında olmanız gerekir. Eğer kan şekeri regülasyonu yapılamazsa karaciğer yağlanmasının önüne geçilemez. Hem kan şekeri regülasyonu bozuk hem karaciğer yağlanması olanlarda kalp krizi ve inme gelişme riski artmaktadır. Bu sebeple kan şekeri ölçümlerinizi düzenliolarakyapınız, rutin doktor kontrollerinizi aksatmayınız.
4-Hipertansiyon ve hiperlipidemi hastasıysanız Tansiyon ve kolesterol ilaçlarınızı düzenli kullanın
Hipertansiyon ve hiperlipidemi hastası iseniz mutlaka tansiyon ve kolesterol ilaçlarınızı düzenli kullanmalı ve doktor kontrollerinizi aksatmamalısınız. Hipertansiyon ve hiperlipidemi varlığı karaciğer yağlanmasını ve sonuçlarını ağırlaştırmaktadır.
5-Kilo verin
En etkili tedavi yöntemidir. Fakat, Bazı çalışmalara göre hızlı kilo verdiren diyetler de karaciğer yağlanmasına sebep olabilmektedir. Obezite, özellikle karın- bel bölgesinde yoğunlaşan yağlanma insülin dirtecine neden olarak karaciğer yağlanmasına yol açabilmektedir. Bu sebeple bir diyet ve beslenme uzmanı gözetiminde haftada 0,5-1 kg kilo kaybettiren diyet uygulamaları faydalı olacaktır. Tüm vücut ağırlığının %10’u kadar kilo verilmesiyle karaciğer yağlanmasının ve inflamasyonun azaldığı çeşitli güncel çalışmalarda gösterilmiştir. Kilo verirken bel ve karın bölgesindeki yağlanmanın azaltılmasına yönelik egzersizler yapılması faydalıdır.
6-Taze sebze ve meyveleri tüketin
Meyve ve sebzeleri mevsiminde tük etmeye özen gösterin. Bazı çalışmalarda C ve E vitaminlerinin karaciğer yağlanması ve steatohepatitte iyileşmeye neden olabildiği öne sürülmüştür. C ve E vitamini içeriği zengin olan Taze sebze ve meyveleri uygun ölçülerde ve mevsiminde tüketerek karaciğer yağlanmasından korunabilirsiniz. Akdeniz diyeti uygulayarak karaciğer yağlanmasından korunabilirsiniz.
7-Alkol kullanmayın
Düzenli olarak uzunyıllar alkol tüketen bireylerde karaciğer yağlanması karaciğer sirozu ve hatta karaciğer kanseri diğer bireylere göre daha sık görülmektedir. Alkol kullanımsüresi ve miktarı arttıkça bu hastalıkların gelişme riskide artmaktadır. Alkol hem direkt hem de kana karıştıktan sonra oluşturduğu bazı metabolitleri vasıtasıyla karaciğere ve diğer organlara zarar vermektedir. Bu hasara sürekli maruz kalan karaciğerde yağlanma ile başlayan süreç karaciğer kanserine kadar ilerleyenilmektedir. Özellikle alkole bağlı karaciğer yağlanması olan bireylerde alkolün bırakılmasıyla yağlanmada gerileme gözlenmiştir. Alkol bağımlılığı olan bireyler için psikiyatri kliniklerinin bağımlılık poliklinikilerinden tıbbi destek alabilirsiniz.
8-Düzenli olarak kahve tüketin
Son yıllarda yapılan bazı bilimsel çalışmalarda düzenli olarak kahve tüketilmesinin karaciğeri yağlanmaya ve siroza karşı koruduğu gösterilmiştir. Bu sebeple gastroözofageal reflü hastası olmayan bireylerin günde 1 fincan kahve tüketimi önerilmektedir.
